29 Haziran 2012 Cuma
Blog hali işte napıcaksın yazı mazı yuvarlanıp gidiyoruz. Ya sen?
Saat 01.00 kaç gündür gece
yazıyorum tam yaz tatili havası. Hele hele dün saat 03.30’da yazdım sormayın o
depresyon haliyle. Yarın bakalım kaçta? :S. Artık uyuyamamaktan korkuyorum ya
ahahah :D. Uzatmiyim lafı arkadaşım neyse bu yazıyı yazmaya başlamamın amacı şu
kaç gecedir blog yaşamımda birkaç dilekte bulunmaktır. Dileklerden önce bir şey
söyleyeceğim: “Şaka maka ben bu blog yaşamını iyi kaptım bir sürü filan blog
okuyorum. Ne okur-yazar kız oldum peh. İnsanlar Reina akanzi peşinde ben Blogya’ya
akıyorum. Tamam tamam aşırı yoğun gece hayatımı anlatıpta sizi kıskandırmayayım
yazık. Six-pack görmüşü var görmemişi var. Öyle değil mi? :D hehehehehe. “. Diyeceğimi
dedim arkidiş şimdi gelelim bu benim soğuk şakalarımdan dileklerime.
Ya doğum günümde yaklaşıyor
aslında 2 Ağustos hani şu dilek olayını doğum günümde mi yayınlasaydım ne. Ya
da neyse şurada biz bizeyiz caaanım. Alt tarafı birkaç dilek. Halledersiniz siz
hihihhihi.
Dilek #1
Aç gözlü görünmek istemiyorum ama
lütfen bloğum artık 30 üye filan olsun yaaa L.
Herkesin 30 – 300 arası üyesi var, ezikleniyorumm.
Dilek #2
Aslında bu dileğimi birinci
olarak görüyorum gözümde çünkü birinci dileğim şaka lütfen benim reklamımı
filan yapma rica ediyorum. Hayır ısrar etme lütfen.(Şizofrenliğim bitti devam
ediyorum.) Sadece birkaç yorum istiyorum sizden hele hele baya sevdiğim blog
yazarları atarsa çok mutlu olurum isim vermeyeceğim bu konuda ama birkaç tane
favorim var. Yorum, yorum ve yorum istiyorum sadece çünkü yazılarım hakkındaki
görüşleriniz önemli benim için J.
Dilek #3
Benden daha çok ışığa sahip
olduğunu düşündüğüm arkadaşımın üyesi olun lütfen J. Aslında reklam filan amacım
yok sadece bence güzel yazıyor ve daha çok üye hak ediyor. Pink Infinity’s
World “http://pinkinfinityworld.blogspot.com/”
. Bugün bana küpe hediye etti canım arkadaşım J.
Üyesi olun birkaç yazısını okuyun pişman olmayacaksınız. Şu anda onu
yazdığımdan haberi yok İstanbul’da değil ama siz ekleyin J. Şu koca 3 senedir
beni bırakmayan tek arkadaşım ve blog yazmaya beni ikna eden kişi.
Dilek #4
Blog sitesi artık düşünce gücüyle
çalışmalı bence yani bloğumun şeklini değiştirmek için bir sürü tuşa basmak çok
kasış.
Dilek #5
Bu dilek dahil yazacağım birçok
dilekte de zırvalayacağım o yüzden siteyi kapatabilirsin :D. Ama merak edersen
oku.
5.dileğim ise şu yaz kilo
almamam. Geçen yaz o kadar kilo almıştım ki birkaç hafta öncesinden aldığım
eteklere sığmıyordum. Kİ işin kötü tarafı etekler dar etekler değillerdi gayet
bollardı.
Dilek #6
Canım ya eğer hala okumaya devam
ediyorsan sen iyi bir arkadaşsın ya da aşırı sabırlısın.
Bu dileğim artık aşırı utangaç
olmamam için. Yani güneş gözlüğünü takıpta havuz başındaki mavi gözlü, sarı
saçlı, six-packli çocuğu siyah camlı gözlük atından izlemeyi bırakmalıyım ya da
sırf ismini öğrenmek için FBI’dan daha iyi araştırma yapmamalıyım. Cesaretimi
toplayıp sormak her zaman daha iyi (olgun biri oldukça).
Dilek #7
Bu son dileğim ve bu dileğimi
yazım aptalca olmuş olsa bile okumuş olan sabırlı veya iyi blogdaşım için
kullanıcam. Yani senin için. Umarım senin gibi blogdaşlara sahip olursun. Bu
arada gaza geldiğim için yeni bir kelime ürettim dikkatini çekmiştir :D.
xoxo,
Düşük Bel Kot
28 Haziran 2012 Perşembe
Yetersiz Olduğumu Düşünmekten Bıktım
İnsanlar bana bu duyguyu
yaşatmayı seviyor mu yoksa ben mi mozaşisttim hala bu problemi kafam almış
değil. İnsan kaybetmekten bıktım, yenilerini kazanmaya çalışmaktan bıktım.
Bıktım bıktım ve bıktım. Üzgünüm sürekli mutlu yazılar yazmayacağım bu bloga
çünkü hayatım Amerikan komedi dizisi deği. Yok aslında öyle traji-komik. Bütün
senemi zaten anlamsız şekilde harcadım bir de uf tamam konuşmicam kesiyorum.
Sadece bazen yetersiz olduğumu düşünüyorum. Onlar mükemmel ben değilmişim gibi
geliyor. Ne bileyim ergenlik midir nedir? Ama sonra annemle ya da arkadaşımla
konuşuyorum rahatlıyorum çünkü kendi yaşamımın aslında güzel olduğunu
görüyorum. Bazen biz insanlar bencil olabiliyoruz annemin dediklerini yapmaya
çalışıyorum. Kimse hakkında kötü düşünmüyorum artık yani önyargılı değilim.
Ayrıca çok doğru insan yaşamının her döneminde iyi bir arkadaşa sahip oluyor.
Ama sadece bazen istiyorum ki bu yaşanmış olaylar unutulmasın. Çok anlamsız ben
en çok buna üzülüyorum. Yaşanmış bütün güzel anıları unutan insanlar gibi asla
olamayacağım onlara hayatta başarılar çünkü mutlu olamayacaklar. Bazen yetersiz
olduğum fikrine kapılıyorum bütün yazıda da bahsettiğim gibi aslında çok
anlamsız hiç kimse mükemmel değil ki. Hayır
benim tek suçum hassas bir insan olmam ben insanlara ikinci bir şansı verdikçe
iyice mahvoluyor her şey. Artık özür dileyen taraf olmak istemiyorum çok
anlamsız. Neyse sanırım yine kendimi daha iyi hissetmeye başladım ama baştan
bir dileğim var bu sene için umarım güzel anıları hiçe sayan, her şey için
sorun çıkartan ve dürüst olmayan insanlarla tanışmam. Ben kendi davranışlarıma
çok dikkat ediyorum artık lütfen sizde edin.
Sevgilerle,
Düşük Bel Kot
27 Haziran 2012 Çarşamba
Do It Like A Dude - Jessie J, 26 Haziran İstanbul
Konserden bir video buldum youtube'ta kendi çektiğimide koyarımda çok uzaktaydım ben ama konsere bu şarkıyla başladı çok çok mükemmeldi. İzleyin :).
Konserden Resimler
Biletim :D
Konser alanına girerken takılan bileklik
Jessie J ve bahsettiğim küçük Naz (uzaktaydım o yüzden ekrandan çektim)
Konser öncesi alanda yediğimiz pizza anısı var diye paylaştım da.
Ve Jessie <3
Jessie J we love you and your accent too(seni seviyoruz ve aksanını da)
Jessie J Konseri
Müzik, eğlence, arkadaşlar ve
tekrar müzik :D. Bu konuya başlamamın 3.yazısı oldun çünkü mahvettim diğer
yazılarımda. Büyük ihtimalle bu güzel konuyu mahvedicem tekrar. O yüzden şimdi
arkanıza yaslanın ve nasıl bu kadar amatör bir blog yazısı olur görün. Ayrıca
konserle ilgili baya bir fotoğraf paylaşacağım onu önceden belirteyim (kendi
amatör çekimim ama maalesef :S). Öncelikle ben bu konsere kuzenim ve
arkadaşımla gittim. Hoş onlarla gitmem bir şey ifade etmedi yani çünkü
bildiğiniz bizim tüm okul oradaydı. Yaz tatili değilde okul gezisi gibiydi
tırsınçç. Ayrıca bir hocayı da sevgilisi ile görmem rezilliğin daniskasıydı (Bu
daniska kelimesi çok hoş değil mii?). Neyse bunlardan bahsedecek değilim konumuz
Jessie J ve ben konuya girişimi yapıcam. Kararlıyım en azından bugüne biter.
Konser alanına vardığımızda
kalabalık değil bütün dünya oraya toplanmış gibiydi. Hihihi ama bizim üstün
başarımız ve aklımız araya şirinlik yaparak ve çaktırmayarak kaynamaya yetti.
Ama şaka yapmıyorum tam 1 saat o sırada debelendik. Sonunda girdik ama kötü
haber 3 saat boyunca başka bir grup çaldı. Tamam, burada biraz eleştireceğim. Öncesinde
başa bir grubun çalması normal fakat bu grup 3 saat olunca insan cinnet
geçiriyor allahtan pizza filan yedik. Hadi bunları bırakıyorum Jessie J 1 saat
konser yaptı sadece en azından 2 saat bekliyordum. Yine de hakkını vermek lazım
Jessie J’in ciddi anlamda profesyonel ve yetenekli. Sesi mükemmel ama sahne
şovu hiç koymamayı tercih ediyor beni izleyin sahneye ihtiyaç yok misali.
Konserin son şarkısı “Price Tag” oldu bu şarkıyı seyirciler arasında 4-5
yaşlarındaki Naz isimli küçük kızı seçerek söyledi. Çok şirin bir kızdı bizi
çok iyi temsil etti. Şaka yapmıyorum şarkıyı başından sonuna kadar ezbere
biliyordu. En çok hoşuma giden ise Jessie J’in konserindeki bir öğütü oldu.
Size Türkçesini çevireyim hatırladığım ve videosunu çektiğim kadarıyla (çok
parça parça kendi kelimelerimle düzenlicem): “Bazen her şey bitmiş olsa bile
aslında bittiğini sanmışızdır. Bir kayıp bir son gibi görünmüş olsa da aslında
yeni bir başlangıçtır. Bir son bizim yıkılmamızın nedeni olmamalı. Annem bana
her zaman derdi: “Her şey kötüyken sonlanan son aslında son değildir.” Benim hatırlayabildiğim
kadar bu ama sizce de çok iyi bir laf değil mi? Uf bu sözü biraz daha
düşünürsem filozof olucam ben konserin önemli bölümlerni anlatıyım. Jessie
birkaç tane Türkçe kelime öğrenmiş: İyi Akşamlar ve Teşekkürler gibi :D. Jessie’nin
ayakkabılarına özellikle bayıldım, taptım, öldüm. Kıyafeti de rahat ve şıktı
bence. Kısacası çok şirin bir konserdi anlatabileceğim olay topluluğu bu kadar
ama ciddi anlamda koptuk. Senin de orda olmanı isterdim sayın okuyucum J. Birkaç fotoğraf
paylaşacağım bakmayı unutma ;). Son olarak 8 üyem olmuş biliyorum az ve çok
fail insanların 300’den aşağı yok ama bu haliyle bile blogumu seviyorum. Öptüm
çok.
Not: Bu yazıyı daha da uzatabilirdim
ama sıkılmandan korkuyorum. Sonra kendimi aşırı beğenen ve kırk yılda bir
konsere gitmiş olan ki bu kısım doğru :D ve sonra da bunu aşırı sıkıcı bir
dille anlatan biri olmak istemiyorum o yüzden sevgilerle
Düşük Bel Kot
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







